Cadılar partisi, eğlencenin kendisi!

Aslında ülkemizde kutlanmayan bir gündür Cadılar Bayramı, amaaa bize eğlence gerek...Şaka mı şeker mi?

Öncelikle Cadılar Bayramının nerden geldiğinden çok kısaca bahsedelim; antik Britanya’da yazın bitimi ve kışın başlangıcı olan bu dönemde arazi kira sözleşmeleri yenilenirmiş. Bu dönemde de ölülerin ruhlarının geçmişte yaşadıkları evlerini ziyaret ettiklerine inanılıyormuş. Bu ruhları uzaklaştırmak ve ortada dolaşan kötü ruhlara tanınmamak için maskeler takıp kostümler giyiyorlarmış ve ocaklarda ateşler yakıyorlarmış. Zamanla hasat bayramı ile karışıp günümüzdeki halini almış ve bir kutlamaya dönüşmüş.

Pin It

Cadılar Bayramının sembolü balkabağı olup, bir yüzüne göz burun ve ağız şeklinde delik açılarak içi boşaltılan kabağa mum yerleştirilerek gece korkunç görünmesi sağlanır. Kötü ruhları kaçırdığına inanılan bu uygulamaya destek olarak cadı, Azrail, hayalet kostümleri giyen çocuklar komşuların kapılarını çalarak “Şaka mı, Şeker mi?” diye sorarak kapıyı açanları korkutmaya çalışırlar. Fazla özet oldu belki ama amacımız parti düzenlemek olunca sadete gelmek istedim.

Pin It

Maksat eğlence olsun diyerek böyle bir kutlamayı yapmak isterseniz öncelikle içi boşaltılmış üstünün kapağı alınmamış bir balkabağı manavınıza sipariş ederek başlayabilirsiniz organizasyona. (Ben öyle yapıyorum: ) Davetin günü belli zaten, 31 Ekim. Kaç kişi çağıracağınızı da belirlerseniz işiniz daha kolay.

Haydi kötü ruhları kaçırmaya siz de hazırlanın!

Yurtdışında birçok örneğini görebileceğiniz bu kutlamaların birçok malzemelerini artık ülkemizde de temin etmeniz mümkün. Ana tema siyah üzerine kurulu, bol bol mum da yaktığınızda ambiyansı yakalamak kolaylaşıyor.

Dekorlarda siyah ile birlikte turuncu, yeşil ya da mor kombinasyonları kullanabilirsiniz. Siyah kartondan kesebileceğiniz yarasa figürleri için kalıbımız kendin yap bölümünde. Gri iplerden oluşturabilieceğiniz örümcek ağlarını parti malzemeleri satan yerlerden temin etmeniz de mümkün. Bu oganizasyonda balon kullanmamaya dikkat ediyoruz çünkü mumlarımız fazla.

Kapınızın girişine çeşitli balkabakları, çalı süpürgeleri, cadı şapkaları koyarak süsleyebilirsiniz. Ayrıca kapınıza asacağınız süs çemberini de diğer dekorları da kendiniz yapabilirsiniz. Girişlerinize yukarıdan aşağıya yırtılmış yada kesilmiş siyah kumaşlar asabilir üzerine örümcek ağı efekti yapabilirsiniz. Müzik ise ambiyansı tamamlayan bir unsur. Michael Jakcson “Thriller” albümü bu konuda yardımcı olabilir.  Karşılama için “Phantom of the Opera”yı da düşünebilirsiniz.

Sofra ve menü için neler nelerrr...

Yiyecek büfesini oluşturacağınız masaya siyah bir örtü sermeniz yeterli, ya da seçtiğiniz kombin renklerden biri, üzerine yerleşireceğiniz malzemelerle zaten tamamlanacaktır.

Sofra ve menü için de birçok önerimiz var tabii: ) Açıkbüfe olarak sunulacak lezzetleri hazırlamak çok kolay. Hem doyurucu hemde görsel olabilecek mumya sosislerimize davetliler bayılacaklar. Dışına hazırlamış olduğunuz şerit hamurları sardığınız sosislerinizi fırına vererek sıcak servis yapmanızı öneririm. 

Yanında dilerseniz küçük porsyon olarak dilersenizde büyük ve tek bir beyin görüntüsündeki spagetti sunabilirsiniz.

Haylet şeklideki bezeler ise hem kolay hem lezzetli, sadece göz ve ağız yapabilmek için damla çikolataları yerleştirmeniz yeterli.

Resimdekilerde ben ağız eklemeyi unutmuşum: )

Bir başka kolay hazırlanan sunum ise mandalinalar, evet aynen mandalinaları soyduktan sonra kereviz saplarından balkabağı sapı yaparak üzerine oturttuğunuzda işte mini balkabaklarımız da hazır! Tabii ki temalı kurabiyelerimiz sofrada yerlerini alacaklardır. Evinizde balkabağı kalıbınız yoksa bile yuvarlak şekilleri kullanarak yapabilirsiniz. Zaten şeker hamurları de renk renk marketlerde satılıyor, biraz el maharetiyle çok güzel kurabiyeler hazırlayabileceğinize eminim.

Hazır kurabiyelerin üzerine cupcake kreması hazırlayarak, beyin şeklinde sıkabilir ve farklı bir sunum daha ekleyebilirsiniz.

Pasta yapmak isterseniz, üzerine yine şeker hamurundan hayaletler ve balkabakları yaparak süsleyebilirsiniz.